Steam Yaz İndirimi Ekonomisi (Ramazan DLC'si ile)

Steam Yaz İndirimi Ekonomisi (Ramazan DLC'si ile)

Steam 4 Temmuz'a kadar geleneksel yaz indiriminde. Bu indirim 3 şeyin habercisi:

  1. 2016 Turizm Krizi derinleşecek. Her türlü kriz derinleşecek.
  2. "Torrent dururken buraya para vermek enayilik" şenlikleri tüm illerde kutlanacak.
  3. "Eşek kadar adamların hala oyun oynama hakkı" davası yine AiHM'e gidecek.

 

Sondan başlayayım:

3) Oyun oynamak çocukken öğrenilen bir şey, yoksa sadece çocukların yaptığı bir şey değil. İnsan şarkı söylemeyi, kitap okumayı çocukken öğrendi diye büyüyünce bunları yapmayı bırakmıyor. Başka şarkılar, kitaplar deniyor. Repertuarımız genişlediği, zevklerimiz geliştiği sürece sorun yok. 

(Bu arada "adam" dememin sebebi, Steam kullanıcılarının sadece %4-18 arasının kadın olması. Ama daha geniş açıdan bakarsak, ABD'deki PC oyuncularının yarısı kadın).


2) En basit ekonomik aktivite, "generic" bir mal alıp satmak. Diş macunu, diş macunudur. Tasarımı, işçiliği, markası çok mühim değil. Dolayısıyla tek önemli ekonomik kıstas, malın fiyatı oluyor. 

"Ölücüler", ilkel ekonomik şartların ürünü olduklarından, her ticarete böyle bakıyorlar. O dünyada vasıf ve hizmet bir lüks. Kendi vakitlerinin değeri sıfıra yakın olduğundan, aynı malı üç kuruş daha ucuza getirmek için kırk takla atabilirler (sonra da bu verimsizlikle övünürler). 

Halbuki ticaretin çoğu mal değil hizmet odaklı. Sonuçta tüketebileceğin fiziksel malların bir sınırı var, kaç tane ekmek yiyebilir, kaç tane araba sürebilirsin ki? Ama hizmetin bir sınırı yok, hem tüketim miktarı bakımından hem de tavan değer bakımından. İlkel olmayan ekonomiler hizmet etrafında dönüyorlar.

Netflix, insanlara bir ürün satıyor (film) ama asıl sattığı şey hizmet: O filmi her yerden/cihazdan izleyebilmek, anında başlayabilmek, cd almakla veya dosya yönetimiyle uğraşmamak, altyazı kullanmak, tarihçe oluşturmak ve ultra-kişiselleştirilmiş tavsiyeler almak. 

Bir aralar herkesin yirmişer otuzar dolar vererek biriktirdikleri DVD'leri, birkaç sene içinde kiloyla geri satabilmelerinin nedeni bu hizmet. Yoksa ürün aynı ürün, filmlerin içeriği değişmedi.

Steam'in sattığı hizmetse, görece Netflixten bile daha iyi. Netflixin tüm "cloud" avantajlarına sahip ve hiçbir dezavantajına sahip değil: Oyunlar çıktıkları anda buradalar, görüntü kalitesi farkı yok, beğenmediğini iade imkanı var, aldığın mal sürekli gelişiyor (otomatik yama ve DLC).

Yani bırak elmayla armutu, bu ölücüler çürük elmayla Charlize Theron'un yaladığı taze armutu karşılaştırıp "çürük elma bedavayken, o armutu niye alasın ki?" diyorlar. 

(kadınlar, bu analojiler bir gün elbette size de uygun hale gelecek, işte o gün muasır medeniyetler seviyesine çıkmış olacağız)


1) Steam yaz indirimi neden çok başarılı? Benim gördüğüm iki basit psikolojik hile var:

İlkin neyin, ne kadar indirime gireceğini en baştan bilmiyoruz. Eğer tüm indirimler ilk gün açıklansa, o gün heyecan tavan yapacak, sonra düşecek. Fakat her gün yeni indirimler azar azar açıklanırsa -ilgilenmediğimiz ürünlerde olsa bile- gösterilen merak sabit kalıyor. Aslında, tam da bu sebeple, yani bazen ilgilenmediğimiz ürünlerde olduğu için merak uyandırıyor. Ödül mekanizmasını bu şekilde tam ayarında rastgeleleştirmek, endorfini sürekli yükset tutarak davranışları biçimlendirmenin en etkili yolu. 

(Bu mekanizmayı meşhur eden sanırım BF Skinner idi. Şurada düz İngilizce bir açıklaması var. Eğer her yazı yazdığımda bana bir elma verirseniz, bir noktadan sonra buna duyarsızlaşırım. Eğer hemen hiç elma vermezseniz, zaten bir beklentim olmaz. Fakat tam ayarında bir rastgelelikle, bazen bir şey vermez, bazen de 3 elma atarsanız gökten, o zaman beynim bu işin bağımlısı oluyor, elma gelmiş mi diye meraktan kafayı yiyor. Toplamda aldığım elma 1. ve 3. senaryoda aynı olsa bile, 3. senaryodaki endorfinle dağları delersiniz)

Bir başka etki de , bu indirimlerde zaman kısıtı olduğu için, beyin "kıtlık modu"na geçiyor. Normalde, ihtiyacımız olmasa da bitmeye yakın bir kaynağı depolamak mantıklı. Bir süpermarket reyonunda son kalmış ürünler -eski püskü olmadıkları sürece- dolu bir reyona kıyasla daha çekicidirler. 

Ama Steam'in yaptığı yapay bir kıtlık (artificial scarcity) yaratarak bu mekanizmayı "hacklemek". Oyun tükenebilecek bir ürün değil ama beynimiz, indirimin bizzat kendisine kıtlığa girmiş ürün muamelesi yaparak onu depolamaya meylediyor. Bu tip indirimlerde gözüken geri sayım sayaçları bu yüzden çok etkili. Azalan saniyeleri, azalan ürün olarak algılıyoruz.

Süpermarketler, Amazon, Booking.com, havayolları da bu tekniği uygulayanlar arasında. Bakmaya başladığınız zaman her yerde karşınıza çıkıyor.

 Çağımızın vebası...tabii eğer veba çok zevkli bir şey ise.

Çağımızın vebası...tabii eğer veba çok zevkli bir şey ise.


Bonus: Steam'den bahsetmişken, İslamiyet'in Ramazan DLC'sine baktım, bir kaç yeni ünite eklemişler. Almanıza değecek mi siz karar verin:

  • Müezzin
    race: night elf
    attack: geceleri ekstra uzun ezan (mind control)
    counter: kulak tıkacı, kilise çanı (rare item)
     
  • Ramazan Davulcusu
    race: dwarf
    attack: guantanamo uykusuzluk teknikleri (sonic)
    counter: zurnalı savaşçılarla davulcuların etrafını sarıp düğünü ucuza getirmek
     
  • Fırıncı 
    race: hobbit
    attack: bozuk pide (poison)
    counter: alka seltzer
     
  • Yobaz
    race: orc
    attack: oruç linci (melee)
    counter: "seferiyim", "adet günüm", "Rabbime sordum bugün Cleveland saatine göre tut dedi"
     
  • Facebook Müslümanı
    race: troll
    attack: samimiyetsiz ramazan paylaşımları (spam spell)
    counter: SMS'le Türlerin Kökeni'ni yollamak
     
  • Komşu
    race: human
    attack: iftar sofrasına davet (heal)
    counter: yok, olmasın da zaten
Terör Saldırıları Neden Üstlenilmiyor?

Terör Saldırıları Neden Üstlenilmiyor?

Brexit Hakkında Bazı Kısa Veriler

Brexit Hakkında Bazı Kısa Veriler