Cemaat, Torba Yasa, Oyun Teorisi...Hepsini bağladım ama memleket hala kurtulmadı

Cemaat, Torba Yasa, Oyun Teorisi...Hepsini bağladım ama memleket hala kurtulmadı

 

"Power is power"

Kurumlar para gibidirler, inancla degerlenirler. Bir kagit parcasinin degeri olduguna yeteri kadar kisi inanirsa, o kagitla gider okuz bile alirsin. Kurumlarin gucune ve ilkelerinin ustunlugune yeteri kadar kisi inanirsa, muassir medeniyetler seviyesine bile ulasirsin.

Kagit parcalarinin degerine olan inancta bir azalma olmadi, cunku pazarlar serbestlestikce sagladigi imkanlar belirginlesti. Fakat kurumlara olan inanc azaldi, cunku guc dengesi bozuldukca gercek gucun o kurumlarin sembolize ettigi prensiplerden daha gecerli oldugu belirginlesti. Eski ozanlardan Cersei demisti: Power is power (alternatif ozlu soz: life is life )

Bir kesimin ise kurumlara olan guveni, bir tek kisiye olan guvenoyundan ibaret bir halde ki, bu guvensizlikten de daha da felaket bir durum.  Yani memleketin onemli bir kisminin umrunda degilse uzun vadede devletin yapitaslarinin saglamligi, onlar daha ziyade kurumsal curuklugu kaniksamislik ile kimlik siyaseti uzerinden kazandiklari zaferlerin sarhoslugu arasinda gidip geliyorlarsa, devir Cersei'lerin devri oluyor.

("proxy zafer" kavrami hakkinda: Barselona sampiyon olunca, 5000 km oteden, kendi basarisiymiscasina cilgina donup Real Madridli arkadasina "koyduk muaaa!" diyenler buna bir ornek. Ama siyasi versiyonu daha kuvvetli, cunku kimlik ozdesligi cok daha yuksek. O "koyduk muaaa"nun altini sinifsal dinamikler dolduruyor)

Orman kanunundan hallice olan bu durumda, daha fazla torba yasalar dan korunmanin tek yolu guc dengesinin saglanmasi.  Bircok Cersei'nin sarayda fink atmasindan daha kotu birsey varsa, o da sarayin tek bir Cersei'ye kalmis olmasidir.

"Torba yasa mı? Geoffrey piçi bile bunu yapmaz"

"Torba yasa mı? Geoffrey piçi bile bunu yapmaz"

Bu nedenle aklim Cemaat'in dayanmasini destekliyor. Normal sartlar altinda, onlarin fanatizmi ve bagliliklari, AKP oligarsisinin ilkesiz firsatciligindan daha tehlikeli olsa bile, guc dengesi asiri bicimde bozulmus vaziyette. Hatta bu denge icin artik cok gec muhtemelen, ama en azindan bu intikam sureci uzarsa, oligarsi icinde beklenenden kisa surede catlak sesler artabilir. Sonucta cogunlugu dava adamlarindan ziyade firsatci cakallardan olusmus bir grup icin, hersey kirilma noktasina bakar.

Aklim bunlari dusunurken, hormonlarim ise beter olun diyor. Cemaatin, guc elindeyken neler yaptigi herkesin malumu. Su anda yerdelerken, ustelik utanmadan haktan hukuktan erdemlerden bahsederlerken, insanin icinden hirsla duseni tekmelemek geliyor.

Bu intikam duygusunun, ozellikle de rasyonel cikarlarimiza ters dusen intikam duygusunun, kokeni eskilere uzaniyor. Evrimsel acidan, grup icinde yasayan canlilar icin mantikli bir ozellik. Ilk alisverisimizde sen beni kaziklarsan, ikinci kez karsilastigimizda sirf seni cezalandirmak ugruna, kar edecegim bir alisveristen feragat ederim. Bu sayede, birey olarak zarar gorsem bile, kazikcilari disladigimiz icin, grup olarak uzun vadede daha uyumlu oluyoruz, grubun genleri yayiliyor.

Bu, insanlar ve diger primatlar arasinda yapilan bircok oyun teorisi deneyiyle ispatlanmis bir egilim. Iyiniyetle baslayan ve kotu niyete karsi ceza guden tit-for-tat veya diger adiyla altin kural stratejileri optimum sonuclar uretiyor:

Mantikcilar [bu baglamda kisisel cikarcilar] altin kuralcilara gore daha kotu performans sergiliyorlar. Ve Hristiyanlar da Yahudilere gore daha kotu oynuyorlar. Iki altin kuralci hemen isbirligine giderek verimi arttiriyorlar. Yeni Ahit’in sana tokat atana obur yanagini uzat ogretisi ise istismara fazla acik oldugundan verimsiz sonuclar aliniyor. Eski Ahit’in goze goze kavrami, bagislayicilikla birlesirse daha iyi grup dinamikleri doguruyor.


Buradaki kilit nokta, iliskilerimizin tekrarlanacak olusu. Attigimiz kaziklarin hatirlanacak olusu. Eger grup icinde yasamak yerine birbirimizle arada sirada etkilesime giren yalniz avcilar olsaydik kaplanlar gibi, o zaman cikarci strateji daha mantikli olurdu. Boylece bize zarar verecek durumlarda kesinlikle intikam almaya girismezdik, "beter olsun" sesleri bu kadar derinden gelmezdi.

Daha ilginci, adalet duygumuz da bu kadar gelismezdi. Zira burada intikam isteginin kokeniyle adaletin kokeni ayni. Haksizliga karsi, kendi cikarini zedeleme pahasina tepki gosteren maymun da bunun farkinda:


Fakat cemaat ornegine geri donersek, hormonlarin "beter olun" cagrisinda, intikam/adalet duygusu tek faktor degil. Diger bir etki acziyet: cemaati yere dusuren kabadayi, ayni anda baska herkesi de tekmeliyor. Ama elin kolun ona yetisemiyor. Yetisemedikce daha da hirsla vurmak istiyor insan elinin kolunun yetisebildigine. Yetmez ama evet'cilere, yillar gectikce artarak duyulan kini besleyen de bu.

Intikam + acziyetin dogurdugu kompleks > makyavelist, rasyonel strateji

Sosyal gruplarimizi yuzbinlerce sene hayatta tutan bu formul yuzunden, birbirimizi tekmeleye tekmeleye "olecegiz". Evrimin attigi son bir kazik, ve bu kazigin cezasini kesemiyoruz. Ne sairane!

Kobane ve Irkçılık

Kobane ve Irkçılık

Amerikan Yargıcından Demokrasi, Türk Yargıcındansa Hayat Dersi

Amerikan Yargıcından Demokrasi, Türk Yargıcındansa Hayat Dersi